Son dakikaİlyas Yalçıntaş ilk duruşmada tahliye edildi: Dava 15 Aralık’a kaldı

Ketojenik diyet nedir, kimler yapmamalı? Keto hakkında bilinmesi gerekenler

Ketojenik diyet nedir, nasıl işler, kimler yapmamalı? Harvard'ın araştırma derlemesine göre keto diyetin kısa vadeli etkileri ve riskleri.

Gündemde Olan Haber Merkezi 2 dk okuma
Ketojenik diyet nedir, kimler yapmamalı? Keto hakkında bilinmesi gerekenler
Fotoğraf: Açıklama: Temsili: Keto öğünü / Ted Eytan, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons

Ketojenik diyet, günlük kalorinin yüzde 70–80’ini yağdan, çok az kısmını karbonhidrattan alan bir beslenme biçimi. Kısa vadede kilo kaybı sağlayabiliyor ama bir yılın sonunda klasik diyetlerden belirgin bir farkı görülmüyor; böbrek ya da karaciğer hastaları, hamileler, emzirenler ve çocuklar doktora danışmadan başlamamalı.

Ketojenik diyet nasıl işler?

Vücudun ana yakıtı karbonhidrattan gelen glikoz. Karbonhidrat birkaç gün boyunca çok az alınınca karaciğerdeki glikoz deposu tükeniyor, insülin düşüyor ve vücut yağı yakmaya geçiyor. Karaciğer yağdan keton cisimleri üretiyor; kanda ketonların birikmesine ketozis deniyor. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’nun derlemesine göre bu geçiş genelde 3–4 gün sürüyor ve kişiden kişiye değişiyor.

Bunu da okuyun: Uykusuzluk neden olur, ne iyi gelir? NHS’nin önerdiği uyku düzeni

Ketojenik diyette ne kadar karbonhidrat yenir?

Tek bir standart yok. Günlük karbonhidrat genelde 50 gramın altında tutuluyor, bazı planlarda 20 grama kadar iniyor. Yaygın oran: yüzde 70–80 yağ, yüzde 10–20 protein, yüzde 5–10 karbonhidrat. 2.000 kalorilik bir günde bu yaklaşık 165 gram yağ, 75 gram protein ve 40 gram karbonhidrat ediyor. Proteinin ölçülü tutulmasının nedeni, fazlasının glikoza dönüşüp ketozisi bozabilmesi.

Keto ilk nerede kullanıldı?

Bu diyet yeni değil. 1920’lerde ilaçla kontrol altına alınamayan çocukluk çağı epilepsisinde tedavinin bir parçası olarak kullanılmaya başlandı. Bugün de bazı hastalıklarda yalnızca sıkı hekim takibiyle uygulanıyor.

Ketojenik diyet işe yarıyor mu?

Kısa süreli çalışmalarda kilo kaybıyla birlikte kan şekeri, tansiyon ve trigliserit değerlerinde iyileşme görülmüş. Ancak 13 kontrollü çalışmayı birleştiren bir analizde, keto ile az yağlı diyet arasındaki fark bir yılda yaklaşık 1 kilo düzeyinde kalmış; iki yılda belirgin fark kalmamış. Harvard’ın değerlendirmesine göre araştırmaların çoğu küçük ve 12 haftadan kısa, uzun vadeli güvenliği hâlâ yanıt bekleyen bir soru.

Kimler yapmamalı?

  • Böbrek ya da karaciğer hastalığı olanlar: yüksek yağ ve protein yükünün bu hastalıklarda güvenli olup olmadığı bilinmiyor.
  • Hamileler ve emzirenler: besin ihtiyacının arttığı dönemde diyet fazla kısıtlayıcı olabilir.
  • Çocuklar ve ergenler: büyüme döneminde hekim önermedikçe uygun değil.
  • Kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar: faydanın bu gruplara da geçip geçmediği bilinmiyor.

Yan etkileri neler?

İlk günlerde ya da haftalarda açlık, yorgunluk, huzursuzluk, kabızlık, baş ağrısı ve zihin bulanıklığı görülebiliyor; bu tabloya halk arasında “keto gribi” deniyor. Uzun vadede böbrek taşı, kemik erimesi ve ürik asit yükselmesi riskinin artabileceği öne sürülüyor. Tam tahıl gibi besin grupları çıkarıldığı için lif, B vitaminleri, demir, magnezyum ve çinko eksikliği gelişebiliyor. Doymuş yağ ağırlıklı beslenmek LDL kolesterolü yükseltebiliyor; zeytinyağı, kuruyemiş ve yağlı balık gibi kaynaklar bu yüzden öne çıkarılıyor.

Keto’yu denemek isteyen biri başlamadan önce doktoruna ve bir diyetisyene danışmalı, kan değerlerini takip ettirmeli. Daha esnek bir seçenek arıyorsanız aralıklı oruç yazımıza da göz atabilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; sağlık sorunlarınız için doktora danışın.

Kaynak: Harvard T.H. Chan School of Public Health, The Nutrition Source

Haberlerimizi Google'da önce gör
Gündemde Olan'ı tercih ettiğin kaynaklara ekle, aramalarda haberlerimiz öne çıksın.

Google'a ekle

İlgili haberler